Martin Espada “Şiir Atlası”nda (Cumhuriyet Kitap)

Martin Espada

Cumhuriyet Kitap, 24.9.2015, S. 1336, s. 22

Seçilmiş şiirlerini yakında Şairin Paltosu adıyla, İlyas Tunç’un değerli çevirisiyle yayımlayacağımız şair Martin Espada, bugünkü (24.9.2015) Cumhuriyet Kitap‘ta, Cevat Çapan’ın hazırladığı Şiir Atlası köşesinin konuğuydu.

Martin Espada, 1957’de Brooklyn, New York’da doğdu. Massachusetts Üniversitesi’nde profesör; aynı zamanda yaratıcı yazarlık dersleri veriyor. Bar fedailiğinden avukatlığa kadar çeşitli işler yapan Martin Espada’nın şiirlerinde kökeninin geldiği Puerto Rico’nun etkisi hakimdir. Imagine the Angels Of Bread (1996) adlı kitabıyla Amerikan Kitap Ödülü’nü kazandı. Ayrıca, makalelerini içeren Zapata’s Disciples adını verdiği kitabı da Bağımsız Yayınevleri Kitap Ödülü’nü aldı. Paterson Şiir Ödülü, PEN / Revson Şiir Ödülü, Robert Creeley Ödülü gibi ödülleri de var. Yayımlanan diğer şiir kitapları: The Immigrant Iceboy’s Bolero (1982), Trumpets from the Island of Their Eviction (1987), Rebellion is the Circle of a Lover’s Hands (1990), City of Coughing and Dead Radiators (1993), Imagine the Angels Of Bread (1996), A Mayan Astronomer in Hell’s Kitchen (2000), Alabanza-New and Selected Poems (1982-2002), The Republic of Poetry (2006), The Trouble Ball (2012). Şairin 2016’da Norton Yayınları’ndan çıkacak dosyasının adı: Vivas to Those Who Have Failed.

“Kuzey Amerikalı şairlerin Neruda’sı” olarak adlandırılan şair Martin Espada’nın yakında Şairin Paltosu adıyla yayımlanacak seçilmiş şiirler kitabındaki şiirlerinden birini tadımlık paylaşıyoruz.

 

Kol Saatinin Atan Yüreği

 

Hava Kuvvetleri’nde çalışırdı babam teknisyen olarak,
kulaklarında bütün gün uğultusu uçak motorlarının.
Bir sabah kayboldu dedemin ona verdiği kol saati.
Ertesi gün bir başka askerin taktığını gördü.
Hiçbir şey demedi: İnanmayacaktı kimse San Antonio
Hava Kuvvetleri tesisindeki makine yağcısına.
Uğultulu bir gecede içti bu yüzden ve söktü
yakmak için boş bir barakanın tahtalarını.
Yolu yoktu hangarda kilitlenen zamanı söylemenin.

Ölünce babam el koydum kol saatine gizlice.
Dinledim yürek atışlarını saatin.
Babamın yüreği durduktan sonra da atmaya
devam etti saatinin yüreği. Kim bilir nerde, Hava
Kuvvetleri’nde babamın saatini aşıran
adamın oğlu tutuyor saati kulağına, dinliyor
atan yüreğini saatin. Saklıyor hiç kimsenin
duyamayacağı gizli bir yerde. Oğul diriltmeye
çalışıyor babayı. Yanlış anlatıyor hikâyeyi İncil.
Biz diriltmeye çalışırız babayı. Biz dinleriz
yürek atışlarını, uğultuyu biz duyarız.

Martin Espada (Çeviren: İlyas Tunç)

 

 

Bir yorum yazın