Mevsimler ve Temmuzlar (Ahmet Ada)

 

Cumhuriyet Kitap, 3.9.2015, Sayı 1333

Cumhuriyet Kitap, 3.9.2015, Sayı 1333 

Akın Art’ın lirik dili şairane olana kapalı ve yalın. İmgenin olanaklarını bu ilk şiirlerinde kullanıyor. Bu da belli bir şiir birikimine dayandığını gösteriyor. Gündelik hayata gönderen diri bir şiiri var.

Mevsimler ve Temmuzlar genç bir şair olan Akın Art’ın ilk şiir kitabı. Öyle çok uzun ya da dolambaçlı bir yazınsal yaşamı yok: 29 Aralık 1989’da Antalya’da doğmuş. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İşletme, Nâzım Hikmet Akademisi’nde Edebiyat eğitimi görmüş. Biyografisinde,  Bilgi Üniversitesi Uluslararası Ekonomi Politik bölümünde yüksek lisans eğitimini sürdürdüğü belirtiliyor. Şiirlerini ve eleştiri yazılarını çeşitli dergi ve fanzinlerde yayımlamış Akın Art. Okumaya devam et

Sanatçı/politikacı uçurumu kapanmaya mı başlıyor? (M. Bülent Kılıç)

Akın-Art-Şiir

(…) Evet, çok uzun bir dönem boyunca, sanatçı ile politikacı arasında bir uçurum oluştu ve derinleşti. Son yıllarda bu uçurumun sağ politikalar lehine kapanmaya başladığını, uçurumun kapanması sürecinde sol-liberal öznelerin özel, özgül ve görkemli bir misyon üstlendiğine tanık olduk. Ancak, sosyalizm özlemi içindeki kesimler açısından baktığımızda sanatçı ile politikacı arasındaki uçurumun kapandığının gerçek emarelerini görebilmekten uzağız. Bunun en önemli gerekçelerinden birinin, sosyalist solun, sanat pratiklerinin özgül bir politika pratiği yani bir “politik sanat” pratiği olduğunu kavrayamamış olmasıdır. Politik politikanın dilinin sanatsal dile olduğu gibi aktarılmasında bir beis görememesinin nedeni de budur; bu olmuştur. Bütünüyle sağın ve sol-liberal kesimlerin insafına bırakılan bu alan yalnızca sanat pratikleri açısından çürümenin, gerilemenin, gericileşmenin gerekçesi olmamış, AKP diktatoryasının oluşturulma sürecinde de gördüğümüz üzere sol açısından büyük bir zaafa neden olmuştur. Okumaya devam et

Şiirin şimdiki zamanı (Melih Levi)

“Şu aralar heyecanla takip ettiğim Ve Yayınevi’nin geçtiğimiz aylarda okuyuculara sunduğu şair Akın Art beni bu yenilenme ve kendime muhalefet etme ihtiyacı ile baş başa bıraktı. Mevsimler ve Temmuzlar özünde hüzünlü bir yapıt. Ölüm sık sık bir tema olarak karşımıza çıkıyor fakat Akın Art’ın şiirinde ölüm kelimelerin, algının ve anlık birlikteliklerin geçiciliğini anlatan türden.”

 

Akın-Art-Şiir

Şiirin şimdiki zamanı

“Şiir: Olmadan öncesinde, o bizce: Olduktan sonra biz onca,” demiş Özdemir Asaf. Şiirin “olması” için ne gerekli? Bu konuda tabii ki yemek tarifi sunar gibi şiirsel teknikleri sıralamak mümkün değil. Ama şu da bir gerçek ki başarılı şiir adeta bir meyve gibi ağaçtan düşmeye meyletmiş bir olgunluğa sahip olmalıdır. Meyvenin doğanın bin bir gizemli sürecinden geçtikten sonra bu olgunluğa eriştiğini biliriz. Şiir için de öyledir. Arkasında bir ustanın gizemli hayal gücü, edebi yetişkinliği ve şiirin o noktaya gelebilmek için sürdüğü atölye hayatı hep kendini belli eder. Şiire girişirken, şiiri okurken, şiirin hangi dilden konuştuğunu anlamaya çalışırken bu dokuyu hissederiz, fakat şiir olmaya başladıkça şiirin işleyişi anlaşılmaz bir hal alır, mekanizmaları görünmezliğe karışır. Artık şiir bizi kendi dünyasına çekmiştir ve bu dünyada sürekli kendimizi tanımlama gereksinimi duyarız. Okumaya devam et

“Edebiyatta üretim ilişkilerini değiştirmek gerek”

Şair Akın Art ile ilk şiir kitabı Mevsimler ve Temmuzlar üzerine yapılan bir söyleşi Genç Gazete‘de yayımlandı.

Akın Art

Akın Art

(Esra Mine Güngör, Onur Bayrakçeken, Eray Erkoca – Genç Gazete) Yeni Yazılar Genel Yayın Yönetmeni Akın Art ile Ve Yayınevi’nden çıkan ilk şiir kitabı Mevsimler ve Temmuzlar üzerine söyleştik. Akın Art ile Türkiye şiirinin güncel niteliği, sorunları ve eksiklikleri üzerine konuştuk.

Öncelikle bize biraz kendini tanıtır mısın? Daraltmak gerekirse özellikle, şiire nasıl başladın?

Açıkçası bu tip bir soruya nasıl cevap verilir bilmiyorum. Pek de hatırlamıyorum nasıl başladı. Hatırlayabilenlere de hayret ediyorum. Şöyle denilebilir herhalde, ortaokul-lise zamanlarından beri şiir okumak ve yazmak konusunda hevesliydim. Bir şeyler yazmaya çalışıyordum. Bunun üniversitede biraz daha ciddiye binmeye başladığını söyleyebilirim. Bunun nesnel sebepleri var: Üniversitenin ortamının rahatlığı ve yarattığı serbest zaman. Bunun yanında yanlış hatırlamıyorsam ben üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet Akademisi vardı o zamanlar. Edebiyat bölümüne girmiştim. NHA’nın şiir atölyesinde Mustafa Köz’le birlikte üç sene çalıştık. Bu şiirlerin de tamamı olmamakla birlikte önemli bir kısmı o dönemde çıkan şiirler. Cevap olmuştur umarım. Okumaya devam et

Vasatlık Çölü’nde bir vaha (Onur Bayrakçeken)

Akın-Art-Şiir

Onur Bayrakçeken İleri Haber‘de Akın Art’ın ilk şiir kitabı Mevsimler ve Temmuzlar hakkında yazdı: “Akın Art’tan Mevsimler ve Temmuzlar: Vasatlık Çölü’nde bir vaha”. Yazıdan kısa bir alıntıya yer veriyoruz:

Mevsimler ve Temmuzlar, ihtiyarlamış şiiri kabul etmeyen, “vasatlık çölü”nün kum tepelerinden biri olmayı reddeden bir şairin gencecik kitabı. Alıp insanı sokaklarda, meydanlarda dolaştırıyor; ayrılıklarını ve sevdalarını (gerçi ayrılık da dâhil ya sevdaya) hatırlatıyor; coğrafyalara ve tarihe uzanıyor. Sade, güçlü ve özgün imgelerle insanı heyecanlandırıyor. Üstelik olgunluğuyla da ciddi bir birikime yaslandığını gösteriyor. Şiiri, Türk şiirini biliyor Akın Art ve şiirimizin vitrinine değil, bizzat şiirimize katılıyor. Yolu açık, okuru güzel olsun!”

Yazının tamamı için: Vasatlık Çölü’nde bir vaha (Onur Bayrakçeken)