Arınmanın, yalınlaşmanın inceliği: Toz/Dust

Barış Acar’ın haikularından oluşan Toz / Dust, azalmanın, arınmanın, yalınlaşmanın inceliğini yaşatıyor.

baris-acar

Seyhan Erözçelik, “Uzun betimlemelerden, bir sürü sıfattan ve teknik cambazlıklardan usanmış şiir okuru, sanıyorum okurunun arifaneliğine güvenen Japon şiirine sevgiyle dokunur ve bağlanır.” Yoğun imgelerin dışavurumundan yakınan bir okur için bu sözlerdeki haklılık, payını artırıyor. Sözcüklerin yalınlaştırıldığı, en az’a indirgenen üç dizecik şiirle yüzyıllardır devam eden bir gelenekten bahsediyorum: Haiku.

Haiku

Batı’ya açılan haiku, gittikçe yaygınlaşmış ve popülerleşmiştir. Toplamda 17 heceden oluşan üç dizelik şiir, lirik Japon geleneğidir. 16. yüzyılda ortaya çıkmış, günümüze kadar gelmiş ve yaygınlığını sürdürmektedir. 135 yıl gibi bir zamanın birikimini sığdıran haiku, okunduğu kadar kolay olmamıştır. Olabildiğince sade ve duru olması yazılmayı zorlaştırmaktadır. Japon şiir geleneği olan haiku, Batı’da yazılan haikulardan bir hayli uzaktır. Japon tarzını yitirmiş olsa da kalıplaşmış özelliklerini hâlâ taşırlar. Barış Acar’ın Toz / Dust adlı haikuları da buna örnektir. 5/7/5 hece ölçüsüne dayalı ve üç dizeden oluşan Japon şiir kuralına sadık kalınsa da içerik bakımından şair özgür davranmıştır. En yalın üç dizeyle ânı hissettiren Barış Acar, okurun algısını geliştiriyor. Şiir ve okur arasındaki mesafeyi azaltmakla kalmıyor, özenle kurulmuş dizelerin içine çekiyor.

“ne yana düşer
gülünün savurduğu
ısıran rüzgâr?”

Vereceğim bir başka haiku örneğinde 5/7/5 hece ölçüsünü ters çeviriyor.

“meyvesini arayan
erik çiçeği
uzanıverir dala”

toz-dust-web-kapak

Derin bir bakışı yerleştiren şiirler

Haiku, doğanın imparatoru olsa da zaman zaman içerik olarak yolu farklı zenginliklere uğramıştır. Doğadan beslenir. Tıpkı bir ressamın fırçasından dökülen doğa tablolarına iştirak eder. Kısaca doğanın tohumudur şiir. Anlam bütünü olan haiku, Batı’da farklı bir vücuda bürünmüş, içerik ve biçim olarak değişikliğe uğramış, zenginleşmiş, biricik anlam’da çoğullaşmıştır. Barış Acar’ın Toz / Dust‘ında da bireysel sancıların doğurduğu şiirlerine rastlarız. Derin bir bakışı yerleştiren bu şiirlere, sıkı sarılıyor okur.

“bilse, toz bilir
kör noktaları evde
birikmek için”

Türk şiirinde yeni yeni gelişen haiku, gittikçe önem kazanmıştır. (…) Bu listeye Barış Acar’ı da ekleyebiliriz. Türkçe haikuları İngilizceye çeviren bir çalışma olan Toz / Dust, azalmanın, arınmanın, yalınlaşmanın inceliğini yaşatıyor.

Toz/Dust, Barış Acar, Ve Yayınevi, 2016

Nazlı Yıldırım, Aydınlık Kitap, 11.11.2016, s. 19

Yaşasın okurların birliği! (Barış Acar)

 “Türkiye’de son beş yıl içinde ‘büyük’lük iddiasına bıyık altından gülerek ‘güzel’i üretmenin derdine düşmüş onlarca yeni ‘küçük’ yayınevinin ortaya çıktığını görebilirsiniz. Kült Neşriyat, Sub Press, Otonom Yayıncılık, Norgunk Yayıncılık, Monokl, 160. Kilometre, Raskol’un Baltası, Duygu Çağı Kitapları, Nod Yayınları, Ve Yayınevi ve burada adını bir anda aklıma getiremeyerek haksızlık ettiğim daha pek çoğu bir patlamanın işaretçileri olabilirler.”

Okumaya devam et