Okur Söyleşileri / Melih Karagöz ile söyleşi

Okurlarımızla* yaptığımız söyleşileri “Okur Söyleşileri” başlığı altında web sayfamızda paylaşmayı sürdürüyoruz. Söyleşimizin bugünkü konuğu Melih Karagöz. İyi okumalar dileriz…

Melih Karagöz

Melih Karagöz

“En parasız dönemlerimde bile yemek yemezdim, gideceğim her yolun yayası olurdum ama kitap alır okurdum.”

VE: Bize kendinizi tanıtır mısınız? Kitapların hayatınızda nasıl bir yeri var? Bu sıralar neler okuyorsunuz?

Melih Karagöz: En parasız dönemlerimde bile yemek yemezdim, gideceğim her yolun yayası olurdum ama kitap alır okurdum. Beş yıldır sahaf olmaya çabalıyorum. Bu meslek güzeldir ama zordur. On dokuz yaşımdayım. Uludağ Üniversitesi’nde  Türk Dili ve Edebiyatı birinci sınıf öğrencisiyim. Kitap olmazsa olmazdır benim için, çay gibi, su gibi, hatta onlardan öte… Bu sıralar Cohen, Celine, Pessoa, Baudelaire, Ahmet Hamdi, Hasan Ali Toptaş vs. okuyorum.

Yayınevimizden nasıl haberdar oldunuz? İlk izlenimleriniz nelerdi?   

Özge Dirik  yoluyla tanıdım, o kitap benim için gerçekten değerliydi. Şimdi de duydum ki Kaan İnce’nin bütün şiirlerini basıyormuşsunuz. Kaan İnce’nin bende Gizdüşüm adlı kitabı var, ama sizin yayınlayacağınızı hemen edineceğim, heyecanla bekliyorum.

İlk edindiğiniz kitabımız hangisiydi? Kitabı edinme hikâyenizi ve bu kitapla ilgili düşüncelerinizi kısaca bizimle paylaşabilir misiniz?    

Özge Dirik’in Nokta Durağı‘ydı, hikâyesini kitap izleme bölümüne yazmıştım, yineleyeyim: Özge Dirik 2005 yılında aramızdan kendi isteği ile ayrılmış güzel bir şair. Onun hayatına dair bulgular oldukça azdı. Şiirlerinin kitap olarak yayımlanmasını ve bu kitabın bir nüshasının mezarına gömülmesini vasiyet etmiş ölmeden evvel. Basılan ilk kitabın ismi Hayat Susunca Konuştu Ölüm‘dü, aylarca bu kitabı aradım, sonuç fiyasko! Hikâyesini araştırdım Özge Dirik’in, Ve Yayınevi şiirlerini Nokta Durağı olarak basıncaya dek. Kitabın ilk çıktığı gün en yakın kitapçıya koştum ve aldım.

Kitaplarımızın tasarımını (kapak, sayfa vs.) beğendiniz mi?     

Başarılı ama neden daha iyi olmasın?

Nokta Durağı, Özge Dirik, Oza, Andrey Voznesenski, Ömür, Halit Asım, daktilo

Kitaplarımızın tümü numaralandırılıyor, Türkiye’de ilk defa uygulanan bir kayıt sistemiyle okurlarımıza kendilerindeki nüshayı Kitap Takip Sistemi’mize kayıt ettirme, kitapla ilgili kişisel hikâyelerini paylaşma olanağı sunuluyor. Sistemi kullanmış biri olarak bu konudaki düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?    

Aslında güzel bir durum ama interneti pek sevmiyorum. Olanak olsa da bunu yüz yüze yapabilsek derim.

Bir okur olarak yayınevimiz hakkında neler söylemek istersiniz? Beklentileriniz nelerdir? Eleştiri ya da önerileriniz var mı?               

İntihar eden şairler analizi yapın bol bol… Bu ülkede marjinal ayağına takılıp bu ülkenin içine eden o kadar çok, o kadar boktan insan var ki… Nilgün Marmara’nın, Özge Dirik’in, Kaan İnce’nin adını kirletmesine izin vermeyin böyle iğrenç, şiirden bihaber mahlûkların… Beklentim, bol bol iyi şiir yayımlamanız.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?          

Eyvallah hepinize.

 

* Söyleşi yaptığımız okurlarımızı Kitap Takip Sistemi’mize üye olanlar arasından seçiyoruz.

Özge Dirik Şiirleri (Ertuğrul Rast)

Hece  HECE-ND

Hece dergisinin Aralık 2014 tarihli 216. sayısında Ertuğrul Rast Özge Dirik‘in şiirleri hakkında yazmış. Yazıdan kısa bir alıntı yapalım:

“Dirik’te kötümserlik tüm doğallığıyla bizi karşılar, çünkü dünya belki de ‘mümkün dünyaların en kötüsü’dür. Schopenhauer bize bu kötümserlik karşısında üç çözüm önerisi sunar. Bunlardan ilki sanat’tır, fakat sanat sadece kendisiyle iştigal edildiği zamanlarda insanı ‘istenç’ten ve ‘can sıkıntısı’ndan yani bu kötü dünyadan kurtarabilir. Sanat zamansız ve mekânsız oluşuyla yeni bir evrenin içine bizi çekmektedir o anlarda, bu dünyadan başka bir yerdir sanat. Schopenhauer şiir bağlamında özellikle ‘lirik şiir’in bu çözüme yardımcı olabileceği kanaatindedir. Özge Dirik‘in şiirlerine baktığımızda da karşımıza lirik öğeler taşıyan bir şiir çıkmaktadır. Dirik’in yazdığı şiirlerle bu dünyadan Schopenhauer’ın görüşleri doğrultusunda bir çıkış aradığını iddia edebiliriz.”

“Kötülük, Kötümserlik Üzerine Bir Okuma: Özge Dirik Şiirleri”, Ertuğrul Rast, Hece, Aralık 2014, Sayı 216, s. 110.

özge dirik şiirleri

‘Nokta Durağı’ Bir Başyapıt (Nihat Ziyalan)

 

özge dirik, nokta durağı

“Nokta Durağı bir başyapıt… Nokta Durağı Avrupa’da, örneğin Fransa’da yayınlansa yılın bombası olarak gösterilirdi. Kısa sürede klasikleşirdi. Ülkemizde de fişek gibi yükselmesini kimse önleyemez. Göreceksiniz. Kendi şiirinden başkasını beğenmeyen büyük şairler, Nokta Durağı’nı okuyun!”

 

NOKTA DURAĞI

 

“bu şiir biraz ayıp bayım / şimdiden uyarayım / henüz ilkokuldayken / bakir şehvetlerdi en sevdiğim dersin adı / ders Türkçe, bildiğiniz dilbilgisi / benim öğrendiğim ise / hiç evlenmemiş bir vücudun dili”         ikincil ruhla pisuar buluşmaları-31, Özge Dirik

Okumaya devam et

Şiir Şairini Yazar -Özge Dirik Anısına- (Umut Yalım)

özge dirik, nokta durağı

Gözüm Özge Dirik’i arıyordu

Eski ağır abileri överken Oktay Rifat (Bu yıl 100. Doğumyılı) “Kötü şairle, daha kötü şairler vardır” der ve ekler “Hep kötü bir şâir olmaya çalıştım.” Bu alçak gönüllülük, Oktay Rifat’ın büyük şair olduğunun en açık kanıtı olsa da bu söze katılamayacağım; çünkü en başından “şair”in var olduğuna inanmıyorum. Bu, yıllar içinde gelişen bir kanı.

Sanırım, Haziran 2003’tü. Rıfat Ilgaz Şiir Yarışması’nda Özendirme Ödülü almıştım. İşin aslı, ödülden çok, müntehir Özge Dirik’le (27.8.2004, ruhu şad olsun) tanışacağıma sevinmiştim. Çeşitli site ve dergilerden şiirlerini izlediğim biriydi. Ödüllere baktığımda onun adını gördüğümde heyecanlanmıştım. Okumaya devam et

Okur Söyleşileri / Serkan Murat Kırıkcı ile söyleşi…

Okurlarımızla* yaptığımız söyleşileri “Okur Söyleşileri” başlığı altında web sayfamızda paylaşacağız. Bu söyleşilerin ilkini Serkan Murat Kırıkcı ile yaptık. İyi okumalar dileriz…

Serkan Murat Kırıkcı

Serkan Murat Kırıkcı

“Kitapçılarda şiir bölümünün, raflarının en atıl yerlerde olduğu ve önemsenmediği bir dönemde sadece kitapların çıkması bile önemli bir şeyken, yayınevinin yaptığı iş çok büyük… Hatta Don Kişot’luk… Beklentim öncelikle, aynı çizgi ve kalitenin sürmesi…”

 

Bize kendinizi tanıtır mısınız? Kitapların hayatınızda nasıl bir yeri var? Bu sıralar neler okuyorsunuz?

75’liyim… Kendi zevkini tatmin etmek üzere, hobilerini işe çevirerek yaşamaya çalışan biriyim. Grafikerlikle başlayarak gazetecilik, radyoculuk, film eleştirmenliği, editörlük yaptım, bir dönem fanzin çıkardım. Bu serüvenlerden sonra şu sıralar fotoğrafçılık yapıyorum. Bir de 2006’dan bu yana “Kayıp Paylaşımlar Koleksiyoncusu” adlı blogum var… Okumaya devam et

Başlarken, merhaba!

Uzun bir hazırlık döneminin ardından nihayet yayıncılığa başlıyoruz. Matbaa kokusunu solumaya başladık. İlk kitaplarımız mayıs ayı başında dağıtımda olacak. Kitapları elimize alıp kokusunu içine çekeceğimiz, okuyacağımız günler artık çok yakın! Bunun heyecanı ve sevinci içindeyiz. Paylaşalım istedik…

Nokta Durağı, 2014

İlk kitabımız Nokta Durağı… Genç yaşta aramızdan ayrılan şair Özge Dirik’in tüm şiir ve metinleri özenli ve titiz bir çalışmayla derlendi, yayına hazırlandı. Kitaptaki şiirler “Vasiyet”, “İlham Nöbetleri”, “Pisuar Buluşmaları” ve “Ezberlenmiş Cin Ayet” adlarını taşıyan dört ayrı bölümde sunuluyor. Yayımlanmamış çok sayıda şiiri ilk defa günışığına çıkaran kitap Özge Dirik’in şiirinin tüm dönemlerine bütünlüklü bir bakış olanağı sunuyor. 160 sayfa…

KARGI-

İkinci kitabımız Elli Yıl Sonra ‘Kargı’ adını taşıyor. Özdemir İnce’nin ilk şiir kitabı Kargı ilk yayımlanışından elli yıl sonra özenli bir baskıyla (7. Basım) yeniden okurla buluşuyor. 1957-1961 yılları arasında yazılmış ve İkinci Yeni şairlerinin şiirlerinin yayınlandığı dergilerde yayımlanmış şiirlerden oluşan Kargı yeni şiirimizin en önemli kitaplarından biri. Kitapta Kargı‘nın ilk basımının, tasarımı Metin Eloğlu tarafından yapılan, kapak görseli de yer alıyor. 56 sayfa…

Çok yakında yeni bir kitabımızı daha ulaştıracağız size: “Belki de Oza’dır adı onun?

Sevgilerimizle,

Ve Yayınevi