Şiirin şimdiki zamanı (Melih Levi)

“Şu aralar heyecanla takip ettiğim Ve Yayınevi’nin geçtiğimiz aylarda okuyuculara sunduğu şair Akın Art beni bu yenilenme ve kendime muhalefet etme ihtiyacı ile baş başa bıraktı. Mevsimler ve Temmuzlar özünde hüzünlü bir yapıt. Ölüm sık sık bir tema olarak karşımıza çıkıyor fakat Akın Art’ın şiirinde ölüm kelimelerin, algının ve anlık birlikteliklerin geçiciliğini anlatan türden.”

 

Akın-Art-Şiir

Şiirin şimdiki zamanı

“Şiir: Olmadan öncesinde, o bizce: Olduktan sonra biz onca,” demiş Özdemir Asaf. Şiirin “olması” için ne gerekli? Bu konuda tabii ki yemek tarifi sunar gibi şiirsel teknikleri sıralamak mümkün değil. Ama şu da bir gerçek ki başarılı şiir adeta bir meyve gibi ağaçtan düşmeye meyletmiş bir olgunluğa sahip olmalıdır. Meyvenin doğanın bin bir gizemli sürecinden geçtikten sonra bu olgunluğa eriştiğini biliriz. Şiir için de öyledir. Arkasında bir ustanın gizemli hayal gücü, edebi yetişkinliği ve şiirin o noktaya gelebilmek için sürdüğü atölye hayatı hep kendini belli eder. Şiire girişirken, şiiri okurken, şiirin hangi dilden konuştuğunu anlamaya çalışırken bu dokuyu hissederiz, fakat şiir olmaya başladıkça şiirin işleyişi anlaşılmaz bir hal alır, mekanizmaları görünmezliğe karışır. Artık şiir bizi kendi dünyasına çekmiştir ve bu dünyada sürekli kendimizi tanımlama gereksinimi duyarız. Okumaya devam et