Okur Söyleşileri / Safiye Göker

Okurlarımızla* yaptığımız söyleşileri Okur Söyleşileri başlığı altında sayfamızda paylaşmayı sürdürüyoruz. Söyleşimizin bugünkü konuğu Safiye Göker. İyi okumalar dileriz…

“VE, bir bağlaç ve çok şeyi birbirine bağlayan bir özelliği var bu bağlacın, hatta sonsuza kadar sürebilir. (Sonsuzluk, sonsuzluk değil mi hepimizin içinde yanan ateş… bu sonsuz olma çabası, “Ben de varım, buradayım, buradaydım” demek.) Öncelikle sonsuzluğunuz daim olsun diyorum.”

Oza, Andrey Voznesenski, Oza şiiri

Bize kendinizi tanıtır mısınız? Kitapların hayatınızda nasıl bir yeri var? Bu sıralar neler okuyorsunuz?

Merhaba İsmim Safiye, otuz sekiz yaşında henüz çiçeği burnunda bir sosyoloğum. Çiçeği burnunda, çünkü hayat herkese her şeyi zamanında vermiyor. Zamanı geçmiş de olsa -ki ben bu halimden de memnunum (zaman zaman beni keşkelere düşürse de)- eğitim hayatına devam edebilmek hayata karşı şükran duygularımı canlandıran önemli bir unsur. Bu sıralar yüksek lisans tezim ile ilgilenmek durumunda olduğum için özgür okumalarımı aralara serpiştirerek kaçamak yapıyorum. Özellikle şu diyebileceğim bir okuma sırası izlemiyorum ki Oza da bu şekilde hayatıma girdi. Ancak bu konuda söyleyebileceğim şey insan hayatına dokunan, bireysel tecrübelerden çıkmış gerçekçi, düşündüren ve mümkünse okuma bittikten sonra şekerriz bir esinti, hoş bir tat bırakabilecek ve tabii bazen de yakıp yıkabilecek içerikleri tercih ediyorum. Başka bir deyişle okuyucuyu içine hapseden, her şeyiyle kendisiyle bir yapan içerikler…

Yayınevimizden nasıl haberdar oldunuz? İlk izlenimleriniz nelerdi?

Ve Yayınevi ile “Oza” sayesinde tesadüfen tanıştım. İlgi çekici ve güzel bir uygulama sunuyorsunuz kitap sonundaki numaralarla. Ayrıca şimdilik eğlenceli buluyorum.

İlk edindiğiniz kitabımız hangisiydi? Kitabı edinme hikâyenizi ve bu kitapla ilgili düşüncelerinizi kısaca bizimle paylaşabilir misiniz?

İlk kitabım Oza (Ne çok “Oza” dedim.) Twitter üzerinde sadece “Selam Oza!” cümlesi ile karşılaştım ve Oza’nın ne demek olduğunun peşine düştüm. Bu arayış beni sizinle buluşturdu.

Kitaplarımızın tasarımını (kapak, sayfa vb.) beğendiniz mi?    

Satın aldığım kitap kapak, tasarım ve editoryal anlamda göze hitap eden bir biçime sahip.

Kitaplarımızın tümü numaralandırılıyor, Türkiye’de ilk defa uygulanan bir kayıt sistemiyle okurlarımıza kendilerindeki nüshayı Kitap Takip Sistemi’mize kayıt ettirme, kitapla ilgili kişisel hikâyelerini paylaşma olanağı sunuluyor. Sistemi kullanmış biri olarak bu konudaki düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?   

Her sorunuzu bir önceki soruda yanıtlamış olarak buluyorum kendimi :))) Ama yeniden yazmanın ne zararı var değil mi? Sisteminizi oldukça eğlenceli buldum. Bir üst soruda “şimdilik” ibaresini kullandım çünkü bu beni nereye götürür, söyleşiler ne hissettirir, böyle bir şeyin içinde olmayı gerçekten istiyor muyum ve devamında isteyecek miyim?.. gibi sorularla da meşgul oluyorum. Ancak şu an gayet hoşnut bir durumdayım.

Bir okur olarak yayınevimiz hakkında neler söylemek istersiniz? Beklentileriniz nelerdir? Eleştiri ya da önerileriniz var mı?

Yayıneviniz hakkında satın aldığım tek kitap üzerinden yorum yapmam pek yakışık almaz diye düşünüyorum. Böyle bir kısırlık içinde bu soruya verebileceğim cevaplar sadece şekilsel olacaktır. -En azından bunu yapabilirim sanırım.- Logonuzdan ve isminizden bahsetmek yerinde olacaktır. VE, bir bağlaç ve çok şeyi birbirine bağlayan bir özelliği var bu bağlacın, hatta sonsuza kadar sürebilir. (Sonsuzluk, sonsuzluk değil mi hepimizin içinde yanan ateş… bu sonsuz olma çabası, “Ben de varım, buradayım, buradaydım” demek.) Öncelikle sonsuzluğunuz daim olsun diyorum. Öte yandan logoda kullanılan leylek özgürlüğün, göçlerin, ayrılışların VE birleşmelerin, dünün, bugünün VE yarının habercisi… Yarın neye gebedir bilinmez ama yine de gidilir, yol alırsınız bilinçsizce ve farkına varırsınız bilmenin, bilgeliğin, sonsuzluğun… (Sanırım sizinle de devam edeceğiz uzun süre.) Üzerine düşündükçe ne çok şey var söylenecek… Hani derler ya “bıraksan sabaha kadar konuşacak”,  işte benim durumum da o misal… Bu yüzden şimdilik bu kadar diyelim, ha! olur mu? Her şeyi birbirine bağlayan isminiz, logoda vaat ettiğiniz en temel tema özgürlüğünüz daim, kitaplarınız çok çeşitli (diyar diyar), okuyucularınız bol olsun.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Değişen ruh halleri içinde tamamladığım günümün en iyi yanıydınız bugün… Teşekkür ederim.

Kitap Takip Sistemi’mize kayıt olup söyleşi formumuzu dolduran okurlarımızın söyleşilerini Okur Söyleşileri kapsamında yayımlamayı sürdürüyoruz.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir