Ve Yayınevi Muzaffer Buyrukçu’nun (1930-2006) ilk kez yayımlandığını duyurduğu Hayallerin En Uzun ve En Hızlı Atları başlıklı uzun öyküsünü okurların, en azından öykü severlerin ilgisine sundu… (…) Muzaffer Buyrukçu öykülerindeki kişiler, “evin yolunu tut(an)” ama asla “hayal kurmayı bırak(mayan)”, “yoksul (ya da orta halli) memur”lar (15, 27) daha çok. BuOkumaya devam et

  Akın Art’ın lirik dili şairane olana kapalı ve yalın. İmgenin olanaklarını bu ilk şiirlerinde kullanıyor. Bu da belli bir şiir birikimine dayandığını gösteriyor. Gündelik hayata gönderen diri bir şiiri var. Mevsimler ve Temmuzlar genç bir şair olan Akın Art’ın ilk şiir kitabı. Öyle çok uzun ya da dolambaçlı birOkumaya devam et

4.9.2015 tarihli Radikal Kitap’ta yayımlanan söyleşinin tam metnini paylaşıyoruz. Ahmet Ada‘nın yirmi ikinci şiir kitabı Yağmur Başlamadan Eve Dönelim geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Ada ile çoğu düzyazı şiirlerden oluşan kitabını ve şiirlerinin müziğini konuştuk. Söyleşi: Mitat Çelik ‘Yağmur Başlamadan Eve Dönelim’ yirmi ikinci şiir kitabınız. Çoğu düzyazı şiirlerden oluşuyor. “Ey, kollarıOkumaya devam et

Söyleşi: Kadir İncesu Sessiz sedasız aramızdan ayrıldığında tarihler 26 Ağustos 2006’yı gösteriyordu. 21 Öykü, 10 Günlük ve 8 Roman olmak üzere toplam 39 kitaba imza atan Muzaffer Buyrukçu, aradan geçen 9 yıl içerisinde neredeyse unutuldu gitti. Ve Yayınevi tarafından yayımlanan Hayallerin En Uzun ve Hızlı Atları adlı kitabıyla yeniden gündemeOkumaya devam et

Ahmet Ada’dan yeni şiirler: Yağmur Başlamadan Eve Dönelim “Tarih de, doğa da, nesneler de şiire dönüşüyor elimde” “Ey dünya, tüm ışıklarını yak benim için.” Söyleşi: Mitat ÇELİK   MİTAT ÇELİK: Yeni kitabınız “Yağmur Başlamadan Eve Dönelim”de bozuk düzen yollarda yürüdüğünüz görülüyor. Ülkemizin sorunları işaretleyen şiirler mi bunlar?  AHMET ADA: Toplumsal ilgileriOkumaya devam et

“Sonbahar, bir filmin yaratım süreçlerinin en önemli duraklarına dair fikirler verdiği için önemli bir kaynak.” Özcan Alper’in 2008 yılında gösterime giren ilk filmi Sonbahar, birçok sinema otoritesi tarafından son yılların en iyi ‘ilk filmi’ olarak kabul ediliyor. Hatta bu iddiayı daha da ileriye taşıyanlar var. Evet, Sonbahar, Türkiye sinema tarihininOkumaya devam et

(…) Evet, çok uzun bir dönem boyunca, sanatçı ile politikacı arasında bir uçurum oluştu ve derinleşti. Son yıllarda bu uçurumun sağ politikalar lehine kapanmaya başladığını, uçurumun kapanması sürecinde sol-liberal öznelerin özel, özgül ve görkemli bir misyon üstlendiğine tanık olduk. Ancak, sosyalizm özlemi içindeki kesimler açısından baktığımızda sanatçı ile politikacı arasındakiOkumaya devam et

Söyleşi: Bülent Usta Özcan Alper’in “Sonbahar” filmi gösterime girdiğinde, filmdeki dalgaların iskeleyle buluştuğu o unutulmaz sahnede olduğu gibi birden patlamış, yarattığı dalgalar hayatlara çarpıp politik film algısını değiştirmişti. Film çekim planları, senaryosu ve hakkında çıkan yazılarla birlikte kitaplaştı. Türkiye’de bu türden sinema kitaplarının fazla görülmediğini düşününce, biraz geç de olsaOkumaya devam et