Okur Söyleşileri / Hasan Aydın ile söyleşi…

Okurlarımızla* yaptığımız söyleşileri “Okur Söyleşileri” başlığı altında web sayfamızda paylaşmayı sürdürüyoruz. Söyleşilerimizin ikincisini Hasan Aydın ile yaptık. İyi okumalar dileriz…

Hasan Aydın

Hasan Aydın

“Her şeyden önce şu an bulunulan yayım çizgisinin devam etmesi en büyük arzum . ‘Ve’ye sahip çıkması gerekiyor biz okurların. Yeni çalışmalar için bu çok önemli. Yayın sektörünün kolay bir iş olmadığını iyi biliyorum. Hele bunun devamlılığını sağlamak daha zor. İşte tam da bu noktada bize eski/yeni şeyler sunan bu yayınevine sahip çıkarak biz de üzerimize düşeni yerine getirme rahatlığında kitaplarımızı okuyabiliriz Ve’den.”

Bize kendinizi tanıtır mısınız? Kitapların hayatınızda nasıl bir yeri var? Bu sıralar neler okuyorsunuz?

Silgi soyarak okula başlayan bir çocukken, ayakkabı bağcıklarını bağlayamadan takılan kravatla “büyük adam” ilan edilip haylaz bir resmi geçit töreni ile hayata itilmiş biri diyebiliriz. Mürekkebe de, boyaya da bulaşmış parmaklarının artık deklanşöre bastığı günler yaşıyor. Kitapla abisinin kitaplarını okumaya başlayınca tanıştı. İlk kitabı harçlığıyla almış olduğu Gorki’nin Çocukluğum‘udur. Sonrası mı, hiç say(a)madı… Şimdi 28 yaşında, geride karaladığı birkaç kültür sanat dergisi, birkaç şiir akşamı, radyo programı ve üç sergisi var. Doğum yeri belli olsa da kaldığı yer sabit olmayan biri… Yolculuk devam ediyor…

Yayınevimizden nasıl haberdar oldunuz? İlk izlenimleriniz nelerdi?

Yayınevini tanımadan önce Oza‘yı duymuştum. Netten Oza‘yı, Goya‘yı okudum sonra. Derken “Gelecek Uzun Sürer” adlı sinema filminde rastladım Oza‘ya. Yıllarca aradım bulamadım baskısını. Yayıncı dostların arşivlerinde bile yoktu, belki vardı da bana vermek, paylaşmak istemediler. 🙂 Sonra bir gün yine bir umut ile ararken rastladım Ve’ye. “Ve” buldum dedim nihayet. Geçen hafta İstanbul’a iş seyahatim oldu. İstiklal Caddesinde Mephisto‘ya** baktım önce,  bulamadım, sonra Pandora diye bi yer söylendi bana. “Ve” nihayetinde Oza‘ya kavuşmuş oldum. Hiçbir kitaba ulaşmak beni bu kadar mutlu etmemişti diyebilirim…

Oza-pencerede-kitap copy

Yönetmen Özcan Alper’in “Gelecek Uzun Sürer” filminden bir sahne ve filmin afişi…

İlk edindiğiniz kitabımız hangisiydi? Kitabı edinme hikâyenizi ve bu kitapla ilgili düşüncelerinizi kısaca bizimle paylaşabilir misiniz?

Oza‘yı aldım ilk. Yakında yine bir İstanbul seyahatim olacak ve ilk işim diğer eserleri Kargı‘dan başlayarak edinmek olacak. Oza‘yı alır almaz Gezi Parkı’na gidip seyyar satıcıdan alınan kaçak bir çay ve yakılan sigara eşliğinde okumaya başlayıp bitirinceye kadar kalkmadım. Harika bir gündü.

Kitaplarımızın tasarımını (kapak, sayfa vs.) beğendiniz mi?

Açıkçası kitapların tasarımından çok içindekilerle ilgilenen biriyim. Ancak bazı kitapların kapaklarının ve kapaktaki resimlerin size sürprizler yaratacağını da sezebiliyorsunuz. Kitap kapaklarının ve tasarımının benim için çok fazla olmasa da kitabın yıpranmasını, uzun süre korunmasını sağlayacak bir şekilde yapılması küçük bir önem taşıyor sanırım.

Kitaplarımızın tümü numaralandırılıyor, Türkiye’de ilk defa uygulanan bir kayıt sistemiyle okurlarımıza kendilerindeki nüshayı Kitap Takip Sistemi’mize kayıt ettirme, kitapla ilgili kişisel hikâyelerini paylaşma olanağı sunuluyor. Sistemi kullanmış biri olarak bu konudaki düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Keyifli bir şey  sınırlı sayıda basılan bir eserden payınıza düşenin kaçıncı sırada olduğunu bilmek. Lakin ilkokuldan beri sayılarla aram iyi olmadı hiç. Ancak yine de güzel bir şey. “Ve”, bir eseri yayımlamanın ötesine  taşıdı bence böyle küçük güzelliklerle…

Bir okur olarak yayınevimiz hakkında neler söylemek istersiniz? Beklentileriniz nelerdir? Eleştiri ya da önerileriniz var mı?

Her şeyden önce şu an bulunulan yayım çizgisinin devam etmesi en büyük arzum . “Ve”ye sahip çıkması gerekiyor biz okurların. Yeni çalışmalar için bu çok önemli. Yayın sektörünün kolay bir iş olmadığını iyi biliyorum. Hele bunun devamlılığını sağlamak daha zor. İşte tam da bu noktada bize eski/yeni şeyler sunan bu yayınevine sahip çıkarak biz de üzerimize düşeni yerine getirme rahatlığında kitaplarımızı okuyabiliriz Ve’den.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Sınırlı “sayı”daki bu eserlere sahip olan okurları, yılın uygun bir zamanında  bir araya getirerek güzel bir etkinlik oluşturma fikri, yayınevi ile okurları arasındaki ilişkiyi daha samimi ve paylaşılacak düşüncelerle daha üretken kılabilir. “Ve” bir gün tanışmak dileği ile… Yolunuz açık olsun.

Bu keyifli söyleşi ve iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederiz…

 

 

* Söyleşi yaptığımız okurlarımızı Kitap Takip Sistemi’mize kayıt olanlar arasından seçiyoruz.

** Mephisto Kitabevi’yle ilgili okurlarımızdan sıklıkla bu yakınmaları duyuyoruz. Soran, almak isteyen bunca insan varken, okurların sürekli taleplerine rağmen niçin kitaplarımızı bulundurmadıklarını bilemiyoruz. Mephisto Kitabevi okurların isteklerini göz önünde bulundurarak gereğini yapacak, raflarında koleksiyon değerinde kitaplarımıza yer açacaktır diye umuyoruz.

Bir yorum yazın